Kimsesiz iyiler!..

Yayınlama: 01.09.2025
Düzenleme: 02.09.2025 11:50
43
A+
A-
Jeoloji Müh. & Kent Bilimci

Bu başlık aslında benim değil biliyor musunuz? Ç/ALDIM..! Evet evet basbayağı çaldım.
Çok değer verdiğim dostum Gazeteci Selahattin Uzun Bey’le gündemle ilgili konuşurken, cümle sonuna ilişen bir kelebeğin kanat çırpışıydı bu kelimeler… Dayanamadım
Kanatlardaki o renkliliği ve duyguyu kaçıramazdım dimi? Hemen başlığa uygun bir yazı yazmalıydım.
Tam bu tanıma uygun oldu mu bilinmez yazdıklarım, lakin kaleme dökülüşüne engel de olamadım bu güzel 30 Ağustos Zafer bayramı sabahında..

Şöyle bir düşündüm; kötüler bir Whatsapp grubu kursa eminim anında binlerce üyeleri olur. İyiler ise hâlâ “cevap yazsam mı ayıp olur mu” tereddütünde olurlar sanki.

İyiler kimsesizdir, gariptir iyilik için reklam yapılmaz, sessizdir derler. Kötülerin gürültüsü ise spot ışığı gibi parıldar. İyiler alkışlanmaz, hatta çoğu zaman hor görülür. “Bu zamanda iyi mi kalırmış, enayi misin?” derler.
Kimsesiz iyiler aslında her yerde ama o görünmez zırhlarıyla kuşatılmışlardır. Hangi noktadan hangi tarafa bakalım tam olarak kestiremesem de; biraz ironik biraz gerçeklik boyutuyla yaklaşmak şart oldu…

Dikkat ettiniz mi hiç, siyasette kötüler, kötülükler pek kimsesiz kalmaz. Bir yanlış yaparlar, ertesi gün televizyonlarda yüz tane yorumcu çıkar; “Ama aslında öyle demek istemedi” diye savunur. İyiler mi? Bir doğru söyler, kimse yanına yaklaşmaz. Hatta yanına yaklaşan varsa, ertesi gün “yalnız başına yürüyormuş” diye haber yaparlar.

Ah bu medya…
İyilerin kimsesizliğini aslında en iyi o anlatır.
Bir iyilik haberi üç satır arka sayfada: “Belediye işçisi bulduğu cüzdanı sahibine teslim etti.”
Ama kötülüğün manşeti koca puntolarla: “Filanca filancayı yine tokatladı!”
Reyting çünkü kötülükte…
Siyasetçiler de bunu iyi bilir. İyilik yapana “romantik”, yanlış yapana “stratejik” derler. Yanlış yapanın danışmanı olur, ihalesi olur, yandaş gazetesi olur. İyilik yapanınsa yalnızca kendi vicdanı olur. Vicdanla da ihaleye girilmiyor ki maalesef.
Sonra da çıkıp “İyiler kazanacak” denir.
Hangi seçimde? Hangi kanalda? Hangi manşette?
Ama ne gariptir ki; yine de dünya kimsesiz iyiler sayesinde dönüyor. Onlar olmasa, kötüler bile kötülüklerini satacak pazar bulamaz.

Belki haberiniz yok ama yaşadığınız şehrin nefesi, bir köşede hiç tanımadığınız bir “kimsesiz iyinin” sessizce yaptığı bir iyilik sayesinde hala temiz kalabiliyor.

(Fabrikalardan çevreye yaydıkları zehirli gaz parçacıklarıyla nefesimizi kirletenler iyiliğin tamamen dışındadır aman DİKKAT..! Onlar kötünün kötüsüdür!.)
Yine de görülen o ki maalesef kötüler kazanıyor. Çünkü iyiler oy birliğiyle susuyor, kötüler oy birliğiyle konuşuyor.
Ve işin en ironik yanı nedir derseniz; bu ülkede iyiler hep “kimsesiz” kalır ama kötüler devlet kadrosundan ekran dekoruna kadar her şey onlar için organize edildğinden hiçbir zaman “reytingsiz” kalmazlar..
Sonunda tablo hep aynı:
Kötüler kahkahalarıyla manşet olur, iyiler yalnızlıklarıyla dipnot.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.