Duydunuz değil mi? Taliban, kız çocuklarının eğitimini yasakladı. Okul kapıları yalnızca kilitlenmedi; bilgiye açılan bütün pencereler karartıldı. Kız çocukları artık yalnızca evin içinde, görünmez bir geleceğe mahkûm ediliyor. Gerekçe tanıdık: “Gelenek”, “ahlak”, “toplumun düzeni”.
Ben bir TÜRK KADIN MÜHENDİSİM.
Devletimin bana verdiğin imkanlarla okudum, yetiştim, projelere imza attım.
Bu cümle Taliban için bir kabus, benim için CUMHURİYETİN sıradan bir sonucu.
Mustafa Kemal Atatürk, ülkemde kız çocuklarının okula gitmesini tartışmaya açmadı. O’nun için kadın meselesi bir “yardım”, “lütuf” ya da “modernleşme süsü” değildi. Devletin ve toplumun varlık meselesiydi. Pazarlık meselesi yapılamazdı ve yapmadı da.
Çünkü şunu çok net biliyordu:
“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiği şeyleri kazanmasıyla yetinirse, o toplum yarıdan fazla güçsüzlük içinde kalır.”
Bugün Afganistan’da kız çocukları evlere kapatılıyor. Bu, Taliban’ın ilk eğitim yasağı değil. Ama bu kez mesele yalnızca okul değil; kamusal hayattan bütünüyle silinmek. Kadın sesi, kadın bilgisi, kadın aklı sistemli biçimde bastırılıyor. Eğitim, bir hak olmaktan çıkarılıp “izin”e dönüştürülüyor. Ve o izin hiçbir zaman verilmiyor.
Türkiye’de ise “okuyor ama ne gerek var bu kadar?” deniyor.
Bizde ne yazık ki bazı kız çocukları okuldan sessizce düşüyor.
Bu fark önemlidir aslında.Yasak başka, küçümseme başka; sonuç bazen aynı yere çıkar; susturulmuş bir gelecek.
Ben bugün bir şantiyede, bir projede, bir raporda imza atabiliyorsam; bu bir mucize değil, bilinçli bir devrimin sonucudur..
Taliban kız çocuklarından korkuyor.
Bazıları ise okuyan kadının “fazla” olmasından.
Ben fazla değilim.
Ben Atatürk’ün “olmadan olmaz” dediğiyim.
Ve şunu biliyorum ki:
Kız çocuklarının eğitimi bir “kadın meselesi” değil, bir memleket meselesidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınları yurttaş, eğitimi ise Cumhuriyetin temeli olarak görmesinin nedeni budur. Çünkü eğitimden dışlanan kadın, yalnızca bireysel bir hak kaybı yaşamıyor; bununla beraber hukuk devletinde de çökmeler gözüküyor, kent de dağılıyor ve sonuçta toplum da suskun olur.
Bugün kız çocuklarının kaleminden korkanlarla, o kalemi küçümseyenler aynı tarih sayfasında yer alacaktır eminim.
Ben bu sayfada Atatürk’ün tarafındayım!
Cumhuriyetimizin kurucusu
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e sonsuz minnetle…
Ruhu şad olsun.
Ne mutlu Türk’üm diyene.